Publicasta’yı neden kurduk: tek makale, birden çok dil ve tek kalıcı bağlantı

Publicasta, internette bir yayın platformu daha eksik olduğu için kurulmadı.

Var olan araçlarla sade biçimde çözemediğimiz gerçek bir sorunla karşılaştığımız için ortaya çıktı.

Son yıllarda farklı ülkelerde yaşarken uluslararası bir kitle için ürünler geliştirdik. Başta her şeyi İngilizce yayımlamak en mantıklı seçenek gibi görünüyordu. Teknoloji dünyasının ortak diliydi ve geniş bir kitleye ulaşmayı sağlıyordu.

Fakat ulaşmak ile gerçekten anlaşılmak aynı şey değil.

İngilizceyi iyi bilen insanlar bile çoğu zaman Türkçe, İspanyolca, Almanca ya da günlük hayatlarında kullandıkları dilde okumayı tercih ediyor. Ana dilde ton daha iyi hissediliyor, ayrıntılar daha kolay anlaşılıyor ve metin daha yakın geliyor.

Projelerimiz yeni ülkelere ulaştıkça şu soru önem kazandı: Aynı makaleyi farklı dillerde, birbirinden kopuk kopyalar oluşturmadan nasıl yayımlarız?

Ayrı siteler, farklı bloglar, çeşitli platformlar ve hatta kendi sistemimizi denedik. Araçlar değişse de sonuç aynıydı: tek bir makale, bağımsız yayınlardan oluşan bir gruba dönüşüyordu.

Her sürümün ayrı adresi, ayarları, istatistikleri ve güncelleme geçmişi vardı. Telegram, LinkedIn, X, e-posta ya da bir bültende paylaşırken doğru bağlantıyı seçmek gerekiyordu. Sonraki her değişiklik de birden fazla yerde tekrarlanıyordu.

Sonunda asıl sorunun editör değil, model olduğunu gördük.

Çeviri yeni bir makale değildir. Aynı makalenin başka bir dil sürümüdür.

Publicasta bu ilke üzerine kuruldu. Bir makale ister tek dilde ister on dilde olsun, tek bir varlık olarak kalır. Her dil sürümünü yazar oluşturur ve yönetir; otomatik bir metin, yazar onayı olmadan onaylanmış çeviri gibi sunulmaz.

Tüm sürümler aynı yayın kimliğini ve tek kalıcı bağlantıyı paylaşır. Her yerde yalnızca bu bağlantıyı yayımlamak yeterlidir. Publicasta mümkünse tarayıcı diline uygun sürümü açar; bu sürüm yoksa okur mevcut dillerden birini tek tıkla seçebilir.

Tek makale.

Birden çok dil.

Tek kalıcı bağlantı.

Publicasta’yı bu yalın fikir için kurduk.